IMF yayınladığı finansal raporda Çin’in borçlarına, kurumların işlevselliğine, banka bilançolarına ve daha birçok ekonomik risklere kadar Çin’e tavsiyelerde bulundu. Umulur ki Çin önerilere kulak kabartır.

IMF ve Dünya Bankası 1997 Asya ekonomik krizinden sonra 1999’da Finans Sektörü Değerlendirme Programı oluşturdu. O günden bu güne program kapsamında ülke raporları hazırlıyor. Çin hakkında en son rapor 2011 ‘de hazırlanmıştı. 6 yıl aradan sonra Çin’in finansal durumu hakkında yeni bir rapor hazırlandı. Rapor, Çin’in ihracat ve üretim endeksli ekonomiden tüketim ekonomisine geçtiği, finans sektöründe birçok kritik kararların alındığı bir devrede geldi. Rapor’da Çin’e bir dizi uyarı ve tavsiyelerde bulunuluyor. Çin’in bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilmesi için eleştirilere açık olup, uyarıları dikkate alması gerekiyor.

Başlıca Uyarı ve Tavsiyeler

  1. Krediler

IMF, kredilerin GSYH’ya olan oranının %25’e ulaştığını, böyle bir seviyenin uluslararası standartlara göre çok yüksek ve mali sıkıntı ihtimalleriyle bağlantılı olabileceğini belirtti. Her nekadar merkezi hükümet kanadından büyümenin hızı değil, kalitesi önemli şeklinde açıklamalar gelse de, yerel hükümetler hâlâ kredilerle istihdam oluşturmaya, altyapı yatrımlarını atırmaya çalışıyorlar. Yerel hükümetler tarafından hızlı büyümenin sosyal stabiliteyi koruduğu görüşü hakim. IMF Çin’in borçlanmaya karşı aldığı tedbirleri devam ettirmesi, bunun şirketler için de iyi bir durum olduğu, fon temini için firmaların daha inovatif yollar denediğini belirtti.

  1. Finansal Düzenleyici Kurumlar

IMF finansal denetleyici ve düzenleyici krumların daha özgür olması gerektiğinden yana. Kurumlar, reddedilme korkusu olmaksızın işlevlerini yerine getirmeye çalışmalı, uyarısında bulunuldu. Ayrıca bu kurumlar, karmaşık finansal sistemi düzenleyebilmek, işbirliğini geliştirmek, riskleri tanımlamak ve yönetmek için daha fazla kaynağa gereksinim duyuyorlar. Raporda, mali sektörün büyüklüğünün iki katına çıkarken, PBOC ve diğer kurumların personel sayısının 10 yılda hiç artmadığı kaydedildi. Düzenleyici kurumların büyüyen finansal sektör karşısında beceri düzeylerini ve kapsamlarını genişletmemeleri otorite kaybına neden olabilir.

  1. Yeni Kurum

Çinli yetkililer, finansal istikrardan sorumlu özel bir kurum(Finansal İstikrar Altkurulu) kurmalı. Böylelikle finans sistemindeki risklerin izlenmesinin güçlendirilmesi sağlanmalı. Bu kurum ilgili diğer devlet organlarıyla düzenli olarak sorunları tartışıp değerlendirmeli. Ardından da karar alıcılara gerekli tavsiyelerde bulunulmalı. IMF, bu şekilde bir düzen kurulmasının risklerin belirlenmesi ve çözümü hususunda kolaylık sağlayacağı görüşünde.

Çin, Temmuz’da merkezi hükümete direk tavsiyelerde bulunabilen Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi kurduğunu açıklamıştı. Komite’nin amacı finansal sistemin denetimini güçlendirmek, sistem risklerini önlemek ve ilgili yeni kanun ve yönetmelikleri tek bir çerçevede düzenlemek olarak belirtilmişti. Fakat IMF, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi’nin iyi bilgilendirilmiş kararlar alındığından emin olunması amacıyla daha etkin bir politika oluşturma yapısına sahip bir kurumun kurulmasından yana. Ayrıca IMF, sözkonusu kurumun, Çin Halk Bankası (PBOC), bankacılık, menkul kıymetler ve sigorta gözlemcilerinden oluşması ve finansal istikrarın sağlanmasının tek yetkisini üstlenmesi gerektiği görüşünde.

  1. Minsky Anı

Ekim’de Çin Merkez Banksı Başkanı “Minsky Anı” uyarısında bulunmuştu. Minksy Anı şirketlerin aşırı optimistik davranıp borçlarını arttırdıkları dönemde, varlık değerlerinin ani şekilde düşmesiyle ortaya çıkan bir durum. Bu durumda şirketlerin ellerindeki varlıkları borçlarını karşılamaya yetmiyor ve kriz kapıya dayanıyor.

IMF hazırladığı raporda şirketlerin kendilerini hükümetin kanadı altında garantide hissettikleri ve risk almada cesaretli oldukları belirtildi. Ekonomik gidişat ve hükümet hakkında duyulan aşırı iyimserlik, varlık değerlerinin düştüğü anda kriz için yapılacak hiç birşey bırakmayabilir.

  1. Banka Bilançoları

Değerlendirmenin bir parçası olarak 33 bankanın 27’sine stres testleri uygulandı. Sonuçlara göre 27 bankadan 4 büyük banka hariç, bankaların bilançolarının yeterli olmadığı ortaya çıktı. Kredilerin önemli ölçüde artması nedeniyle, olası bir ekonomik krizle başa çıkabilmek için banka sermayelerinin kademeli olarak artırılması gerekiyor. Ayrıca bunun dışında bankalar, Çin ekonomisinin yatırım ve ihracata bağımlı modelinden tüketim kaynaklı daha sürdürülebilir bir yola doğru kaymasıyla ortaya çıkabilecek potansiyel kayıpları absorbe edebilmek için de daha fazla sermaye biriktirmeliler.

Eylül’de S&P güçlü kredi büyümesinin ekonomik riskleri artırdığı gerekçesiyle Çin’in kredisi notunu AA-‘den A+’ya indirmişti. Çin’in devlete ait olan gazetelerinden China Daily, alınan kararın yanlış olduğunu belirtmişti. Fakat Ekim ayında yapılan 19. Parti Kongresi sonrası borçlarını kontrol altına almak için gölge bankacılıktan, mikrokredi firmalarına bir dizi önlem almaya başladı. IMF’nin raporu sonrası Çin’in bu tipik tavrını yine gözlemliyoruz. Çin özellikle IMF’yi, bankalara uyguladığı stres testlerini eleştiriyor. Banka bilançolarının yeterli olduğunu savunuyor. Fakat şu da ihtimal dahilindeki Çin, her ne kadar ilk başta eleştirildiği noktalara karşıt görüş oluştursa da bir süre sonra tavsiye ve uyarılar ışığında politikalar uygulamaya başlayabilir.

[xhshop-btn-gratuity class=”buybutton”]BAĞIŞ[/xhshop-btn-gratuity]  

Bu Yazıyı Alıntıla:  

Emre Konak, "Çin, IMF’nin Uyarılarını Dikkate Almalı," China Pulse, 14 Aralık 2017, https://cinnabzi.com/cin-imfnin-uyarilarini-dikkate-almali/,21 Haziran 2019.

Wechatten Bizi Ekleyin!