Çin’in Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmesi ABD’yi rahatsız ediyor. Çünkü ABD Latin Amerika ülkelerinin en büyük ticari partneri olma özelliğini bazı sektörlerde kaybetmeye başladı. Çin’in Latin Amerika ülkeleriyle olan ticaret hacmi giderek artıyor. Özellikle tarım ve maden zengini Brezilya artık Çin’e sözkonusu bu sektörlerde ABD’den daha fazla ihracat yapmaktadır. Bakır zengini Şili’de de durum aynı.

Brezilya özellikle Çin’e ihracatta epey başarılı. Latin Amerika ülkelerinden Çin’e yapılan ihracatın %44’ü Brezilya tarafından gerçekleştiriliyor.

Çin’in Latin Amerika’daki varlığı son yıllarda çok ciddi artış göstermiştir. Çin’in Latin Amerika ülkelerine ihtiyaç duyduğu alan bölgenin doğal zenginlikleri. Çin Latin Amerika ülkelerinden daha çok emtia ithalatı gerçekleştiriyor.Latin Amerika ülkelerinin Çin’e ihtiyaç duydukları alanlar ise para ve yatırım. Latin Amerika ülkelerinin birçoğu sermaye sıkıntısı çekiyor. Bu yüzden 2009 yılından beri Çin’den temin ettikleri kredi tutarı 140 milyar doları buldu. Çin’den borç alan ülkelerin başını 62.2 milyar dolarla Venezuala çekiyor. Dünyanın en zengin petrolüne sahip olan fakat çıkarmakta zorlanan ülke, borcunu petrolle ödüyor. Venezuela’dan sonra Çin’den en fazla borç alan ülke Brezilya. 2011’den beri GSYH’si düşen Brezilya Çin’den şuana kadar 36.8 milyar dolar kredi sağladı. Latin Amerika ülkeleri Çin’den aldıkları paraları en çok enerji, altyapı ve maden çıkartımı için kullanıyorlar.

Latin Amerika ülkelerinin Çin’e ihtiyaç duyduğu başka bir alan ise yatırımlar. Çin’in Latin Amerika ülkelerine olan yatırımları 2014’ten beri tekrardan artış göstermeye başladı. Xi 2015’te Çin’in Latin Amerika ülkelerine olan yatırımlarının 250 milyar doları bulacağını söylemişti. Çin bölgeye 2016’da 29.8 milyar dolar yatırımda bulundu. Yatırımlar daha çok doğal kaynaklarla ilgili sektörde gerçekleşiyor.

Sürdürülebilir yatırımlar olması için Çin’in Latin Amerika’da hizmet sektörüne yatırımda bulunması gerekmekte. Hizmet sektörüne yatırım yapıldığı takdirde Latin Amerika ekonomisi bundan daha fazla fayda görecektir. Latin Amerika ülkelerinin en büyük çıkmazı Çin’e çoğunluklu olarak maden, petrol gibi işlenmemiş ürünler satıyorlar. Çin ekonomisinde yaşanan yavaşlamayla emtiaya olan talebi düşmekte dolayısıyla fiyatlarda düşmektedir. Latin Amerika ülkeleri gibi emtia ihractına bel bağlamış ülkeleri bu durum önemli ölçüde etkilemektedir. Çıkış yolu hizmet sektörünü geliştirmek, katma değeri yüksek ürünler üretmek fakat Latin Amerika ülkeleri şuan için bunu yapabilecek gibi gözükmüyor.

Latin Amerika ülkelerinin Çin’e olan ihracat modeli Türkiye ile benzerlik gösteriyor. Türkiye’nin Çin’e ihracatının %58’ini madencilik sektörü oluşturuyor.

Çin açısından bakıldığı zaman ise onlar bu durumu Latin Amerika ülkelerini konfor alanlarından çıkmaya zorlayacağını düşünüyorlar.  Bu durum tarım zengini Latin Amerika ülkelerinin daha akılcı tarım politikaları geliştirmelerini sağlayabilir. Fiyatları düşen emtia ihracatına bel bağlamak sürdürülebilir değil. Ayrıca Çin ekonomik gücü arttıkça dış politikada da sertleşiyor, verdiği paraları geri toplamakta acımayacaktır. Borç veren emir de verir. Özellikle Venezuela için durum epey içler acısı.

Latin Amerika ülkeleri ekonomileri genel itibariyle çok iyi olmadığı ve borçlarını ödeme hususunda başarılı olamayacakları düşünüldüğünden dolayı batı dünyasında kredi bulmalta zorlanıyorlar. Otoriter oldukları ve insan hakları mevzularına dikkat etmeyişleri birçok batı ülkesinin yüz çevirmesine neden olabiliyor. Fakat Çin kredi verme ve yatırım konusunda gayet cüretkâr davranıyor. Nüfuz politikasının bir parçası olabilir.

 

BAĞIŞ  

Bu Yazıyı Alıntıla:  

Çin Nabzı, "Latin Amerika Ülkeleri Çin’e Niçin Muhtaç?," Çin Nabzı, 10 Ocak 2018, https://cinnabzi.com/latin-amerika-ulkeleri-cine-nicin-muhtac/.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here