Çin’de sağlık sektörü hızla büyüyor. OECD Data’dan aldığımız verilere göre 2012’de Çin’in sağlık harcamalarının GSYH’ye olan oranı Türkiye’ninkini geçmiştir ve yükseliş trendindedir. 2015’te Çin, GSYH’sinin %5.04’ünü sağlık harcamalarına ayırmıştır. Aynı yıl Türkiye GSYH’sinin %4.13’ünü sağlığa ayırmıştır. Arada dalgalanmalar olsa da 2009’dan beri Türkiye’nin sağlık harcaması/GSYH oranı düşüş trendindedir. Çin’inki ise 2007’den beri yükseliştedir.

Çin’de ülke çapında yapılan ölüm nedenleri araştırmasına göre son 30 senede kötü huylu tümörden(kanser) ölme oranları 100 bin kişide 75.6’dan 91.24’e çıkmıştır. Ekolojik çevre ve yaşam tarzı ile ilişkili akciğer kanseri, karaciğer kanseri ve kolorektal kanser ölümleri de önemli ölçüde artmıştır.

2017 itibariyle ABD’de kişi başına düşen sağlık harcaması 10.209 dolardır. Yine aynı yıl için Türkiye’de bu rakam 1.193 dolardır. AB ülkelerinde ise 1.700 dolar ile 7.000 dolar arasında değişmektedir. AB’de ilk iki sırayı Lüksemburg ve Almanya alırken son iki sırayı Litvanya ve Polonya almaktadır. Çin’de ise bu rakam 2015 itibariyle sadece 762 dolardır.

2018 Çin’in Sağlık Piyasası Beklentileri Araştırma Raporu’ndan edindiğimiz verilere göre 2013’te sağlık piyasasının büyüklüğü 310 milyar dolarken(2.1 trilyon yuan), 2017’de 650 milyar dolara (4.4 trilyon yuan) çıkmıştır. Özellikle 2017 yılındaki artış dikkat çekicidir. 2018 için de piyasa büyüklüğümün 1 trilyon yuan kadar artması beklenmektedir.

Sağlık sektörü birçok alanı içerisine almaktadır. Ruh ve beden sağlığı etrafında örgülenip gelişen bir sektördür. Sağlık piyasasına tıbbi ürünler, sağlık malzemeleri, besleyici gıdalar, tıbbi makineler, sağlık ekipmanları, fitness, sağlık yönetimi, sağlık danışmanlığı dahildir. Bu sektör ilaç, hizmet ve idare alanı olarak üç ana başlıkta da toplanabilir.

Çin’de Sağlık Sektörünün Büyümesinin Sebepleri

Çin’de sağlık endüstrisi, hızla büyüdüğü bir gelişme dönemine girmiştir. Bu sektörün önünü açan bir kaç etmenden bahsetmek mümkün. Birincil ve en önemli sebep, Çin nüfusunun hızla yaşlanıyor olması ve hava kirliliğinin hastalıkları da beraberinde getirmesidir. Bu durum doğal olarak tıbbî ihtiyaçları artırmaktadır.

(ABD, Çin ve Türkiye’nin 65 yaş ve üstü nüfus oranları 2017 itibari ile sırasıyla %15.41, %10.64 ve %8.15’tir.)

ABD, Çin ve Türkiye’de 65 yaş ve üstü nüfusun topam nüfusa oranı %7’yi geçtiği için yaşlanan ülke kategorisindedirler. Çin, bu evreye 2000 yılında girmişken, Türkiye 2008’de girmiştir.

Grafiğe ayrıntılı baktığımızda Çin’in Türkiye’den daha hızlı yaşlandığını, aradaki makasın açıldığını görmekteyiz.

Çin Ulusal İstatistik Kurumu’nun verileri Dünya Bankası’na göre biraz daha farklı. Çin Ulusal İstatistik Kurumuna göre 2017’de Çin’in 65 yaş ve üstü nüfus oranı %11,4.

Çin’de yaşlıların sayısı 2007’de ilk defa 100 milyonu geçmiştir ve 2017’de 158 milyona ulaşmıştır. Yıllık artışı %5’in üzerinde olacağı tahmin ediliyor.

2010 yılını verilerine göre Çin’de ortalama yaşam ömrü 74.83’tü. Sağlık imkanlarının ve teknolojinin gelişmesiyle bu daha da artacaktır. Zaten uzun olan ortalama ömür yaşı daha da uzayacaktır ve yaşlanmayı artıracaktır. Yaşlılık bakımı ve kronik hastalıklara daha çok para harcanacağına benziyor.

Artık, kötüleşen çevresel koşulların insan sağlığı üzerine  daha fazla etkisi var ve insanlar bu yüzden sağlık kalemine ister istemez daha fazla para harcıyorlar.

Çin’de ülke çapında yapılan ölüm nedenleri araştırmasına göre son 30 senede kötü huylu tümörden(kanser) ölme oranları 100 bin kişide 75.6’dan 91.24’e çıkmıştır. Ekolojik çevre ve yaşam tarzı ile ilişkili akciğer kanseri, karaciğer kanseri ve kolorektal kanser ölümleri de önemli ölçüde artmıştır. Bu nedenle nüfusun yaşlanması ve çevre sorunları Çin’de sağlık sektörünün gelişimini yönlendiren önemli faktörlerdendir.

Sağlık sektörünün büyümeye devam edecek olmasının ikici nedeni ise sağlık bilincinin artması ve buna bağlı olarak tüketici harcamalarının da artmasıdır. Çinliler, gelirlerindeki artışla beraber sağlıklarına daha çok para harcar hale geldiler ve geliyorlar.

2011’de Çin’de kişi başına düşen milli gelir 6 bin doları geçmiştir, ki bu önemli bir dönüm noktasıdır. Bu aşamadan sonra artık günlük olarak ihytiyacımız olmayan ürünler yavaştan zorunlu ihtiyaç olarak hissedilmeye başlanır.

Çin, tüketim toplumu olma yoluna evriliyor, insanlar artık daha fazla harcama yapıyorlar. Dikkat edilmesi gereken nokta şu ki, tüketim kalemlerinde sağlık harcamaları daha kuvvetli artıyor. Çin’de sağlık harcamalarındaki artış oranı, tüketim harcamalarındaki artış oranından daha fazladır. Örneğin 2014 yılında, hanehalkı kullanılabilir geliri %8.98, tüketim harcamaları %8.01 artış göstermişken sağlık harcamaları %14.91 büyümüştür.

Sağlık bilincindeki yükseliş de bu harcamalardaki artışın temel unsurlarından birisidir. Sektörün gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır. Çinlilerin yaşam kalitesi arttıkça sağlık beklentileri de yükselmektedir.

Çevre sorunları haricinde, iş ve eğitim hayatındaki stresler de insanların sağlık endişelerini artırmıştır.

Çevre sorunları aslında hem sağlık bilincinin gelişmesine sebebiyet verirken hem de tıbbi harcamaları artırmaktadır.

Sağlık sektörünün gelişmesindeki en önemli sebeplerden birisi de devletin üzerine daha çok yoğunlaşması ve ilaç sanayinin şirketler tarafından önemli bir ihracat kalemi olarak görülmesidir.

13. Beş Yıllık Kalkınma Planıyla beraber “Sağlıklı Çin” inşası devlet stratejisi hale getirilmiştir (En azından devlet böyle söylüyor). Bu stratejiye göre sağlıklı Çin inşası için gerekli teşviklerde bulunulacak, ilaç fiyatları rasyonel hale getirilecek(bu konuya ışık tutan ve gişe rekorları kıran “Dying to Surive” filmi izlenebilir), hastane ağı ve sistemi geliştirilecek, gıda güvenliği sağlanacak.

En son aşı skandalı (2016’da da benzeri bir skandal olmuştu, 2014’te de Hepait-B aşısı bağlantılı çocuk ölümleri olmuştu) bu alanda küresel oyuncu hale gelmek isteyen Çin için çok büyük bir darbe oldu. 2015’te de Türkiye, aşı ihalesini kazanan Çinli bir firmanın ihalesini kalite belgelerini sunamadığı için iptal etmişti.

Çin şuan için ilaç firmaları ve halk arasında kalmış gözüküyor. Halk daha ucuza ilaçlar isterken ilaç firmaları maliyetleri düşürmek için kaliteyi de düşürüyorlar ve uygun olmayan ilaçlar piyasaya giriyor. Çin sağlık sisteminin çözülmesi gereken önemli konularından bir tanesi. Çin’de sağlık sektörü halkın güvensizliğine rağmen büyümeye devam ediyor. Sektörün gelişimi ÇKP’nin elinde.

Bu Yazıyı Alıntıla:  

Çin Nabzı, "Çin’in Sağlık Sektörü Gelecek Vaad Ediyor," Çin Nabzı, 6 Ağustos 2018, https://cinnabzi.com/cinin-saglik-sektoru-gelecek-vaad-ediyor/.

BAĞIŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here