Karbon ticareti hava kirliliği ve küresel ısınma ile mücadelede etkili yöntemlerden birisidir. Bu uygulamada devlet karbon salınımına kota koyuyor. Eğer uluslararası uygulanıyorsa ülkelere kota konuluyor. Kotasını doldurmamış olanlar kotasını dolduranlara talep olduğu takdirde satabiliyor.

Kullanılmamış kota miktarının yıllar geçtikçe artması firmaların ya para ödememek için kotanın altında kalmaya çalıştıklarını ya da kullanılmamış kotalarını satmaya çalıştıklarını gösteriyor. Firmaların kendi aralarında para karşılığında gerçekleştirdikleri kota alım satımı ise pazarın büyüklüğüne işaret ediyor.

Karbon ticaretine ilk defa 2013’te adım atan Çin, 2017 sonu itibariyle uygulamaya ülke çapında geçilmesine karar verdi.

Çin’de karbon ticareti ilk defa 2013’te Pekin, Şanghay, Tianjing ve Guangdong’un da dahil edildiği 7 eyalet ve şehirde pilot uygulama olarak başlatılmıştı. Pilot bölgelerden alınan olumlu neticeler sonrasında bütün Çin genelinde karbon ticareti uygulamaya sokulacak.

Şanghay’da uygulamaya 2013’te 71 sektörden 300 kilit firma ile başlanıldı. Aradan geçen dört senede karbon salınımı %11.7 azalırken, karbon ticareti de %7 düştü.

Şuanki durumda Çin, Avrupa’dan sonra en büyük karbon piyasasına sahip olan ülke. Uygulamaya ülke çapında geçildiğinde Çin, dünyanın en büyük karbon piyasası olacak.

Yeni uygulamada firma başına yıllık 2.6 milyon ton karbon salınımı kotası konuldu. Uygulamaya 1700’den fazla firma dahil. Bu firmaların bir yılda yaklalık 3.5 milyar ton karbon salınımı gerçekleştireceği tahmin ediliyor. Çin’in 2017 yılında 10.5 milyar ton sera gazı salınımı yaptığı öngörüsü hesaba katılırsa uygulamanın hiç de azımsanmayacak bir büyüklüğü olduğu anlaşılıyor.

Küresel Karbon Projesi (Global Carbon Project)’in açıkladığı verilere göre 2017’de 41 milyar ton sera gazı salınımı gerçekleşti. Bunun 10.5 milyar tonunu, yani yaklaşık %26’sını tek başına Çin gerçekleştirdi. Bu yüzden Çin’in karbon salınımını azaltması yerküre ve insanlığın sağlığı için büyük öneme haiz.

Çin’in karbondioksit salınımına zaman çizgisi üzerinden baktığımızda 2000-2011 yılları arasındaki keskin yükseliş dikkat çekiyor. 2011-2013 yılları arasında karbondioksit salınım hızında yavaşlama görülürken, 2013’ten beri ise azalma var. Çin’e göre ABD’nin karbon salınımı ile mücadelesi biraz daha eskiye dayanıyor. ABD 2007 yılından beri, arada hafif iniş çıkışlar olsa da karbondioksit salınımını kademe kademe düşürdü.

Çin ve ABD’ye göre Türkiyenin karbondioksit salınımı epey düşük. Çin 2016’da 9,12 milyar ton, ABD 5,35 milyar ton karbondioksit salınımında bulundu. Türkiye ise 2015’te 0,45 milyar ton karbondioksit salınımında bulunmuştu. Çin ve ABD karbondioksit salınımlarını azalmataya başlasa da Türkiye’de henüz böyle bir eğilim gözükmüyor.

Grafiğe bakıldığında 2001 ve 2008 yıllarındaki düşüş dikkat çekiyor. Ekonomik krizlerin ülkemizin karbon salınımını doğrudan etkilediği söylenilebilir.

Sera gazı salınımı küresel ısınmanın başlıca aktörü. ABD 10 yıldır etkin bir mücadele gösteriyor. Çin ise 2013’te giriştiği bu mücadeleyi şimdi daha ileri bir düzeye taşıyor. Meyvelerini aldığını da rakamlar açıkça gösteriyor. Umulur ki Türkiye’de bu gelişmelere kayıtsız kalmaz.

BAĞIŞ  

Bu Yazıyı Alıntıla:  

China Pulse, "Hava Kirliliğiyle Mücadelede Yeni Dönem: Karbon Ticareti," China Pulse, 21 Aralık 2017, https://cinnabzi.com/hava-kirliligiyle-mucadelede-yeni-donem-karbon-ticareti/.