Son yıllarda Çin’in yurtdışında açtığı Konfüçyüs Enstitülerinin sayısındaki artışta bir yavaşlama göze çarpıyor. Önceden, Konfüçyüs Enstitülerinin sayısı yılda 35-40 artarken 2016’da 12, 2017’de 13 adet artış göstermiş bulunuyor.

Bu yavaşalama çeşitli soruların akla gelmesine sebep oluyor. Acaba bu yavaşlamanın sebebi ne? Artış sayısındaki yavaşlama Çin kaynaklı mı yoksa üniversiteler artık Konfüçyüs Enstitüleri ile işbirliği yapmak istemedikleri için sözleşme mi yenilemiyorlar? Ya da bu tabloyu ortaya çıkaran başlıca sebep, halihazırda belli bir doygunluğa ulaşılması mı? (Konfüçyüs Enstitülerinin açılışının 10. yıl töreninde Çin Develet Konseyi Başkan Yardımcısı, “2020 yılına kadar Konfüçyüs Enstitüsü’nün küresel düzeninin tamamlanacağı tahmin edilmektedir” demişti.)

Yavaşlama 2018’de de devam ederse, konu meraklıları tarafından irdelenmesi gereken bir araştırma sahasına dönüşecek gibi.

2017 sonu itibariyle dünya çapında 138 ülkede, 525 Konfüçyüs Enstitüsü ve 1113 Konfüçyüs dersliği bulunuyor. Konfüçyüs Enstitüleri üniversite bünyelerinde açılırken, derslikler ise Çince eğitimi vermek amacıyla ilkokul ve orta öğretim kurumlarında açılıyor. Bu okullar Konfüçyüs Okulları olarak da nitelendiriliyor.

Türkiye’de de 4 üniversitede Konfüçyüs Enstitüsü bulunurken, 1 tane de Konfüçyüs dersliği var. Kanada, İsveç, Avustralya ve ABD’deki bazı üniversitelerin, senatörlerin, istihbarat güvenlik uzmanlarının Konfüçyüs Enstitüleri hakkındaki iddiaları konuyu bizim de Türkiye özelinde ele almamızı zaruri kılıyor.

Enstitülerin bütçeleri Hanban tarafından karşılanıyor ve gelen öğretmenleri de Hanban atıyor. Çince bölümlerini geliştirmek isteyen üniversitelere ise cömert finansman desteği sağlanmış oluyor. Başka bir ülkeye bağlı olan kurum ile bu kadar direkt parasal ilişkiye girilmesi pek yakışık değil doğrusu.

Eğer Konfüçyüs Enstitüleri bulundukları üniversiteye belli miktarda ödeme yapmak zorudaysalar, konu çok tartışmalı bir hale geliyor. Özgür ve bağımsız olması gereken üniversitelerin yabancı, otoriter bir ülkeden destek alması (sözkonusu üniversiteler olunca) işin ruhuna aykırı oluyor.

Çok muhtemel ki, Asya veya Çin çalışması yapan profesörler Konfüçyüs Üniversitesi ile bazı işbirlikleri yapacaklar, belki de görev alacaklar. Fikir hürrriyetine sahip olması gereken hocaların, direkt Çin hükümetine bağlı bir kurum ile ilişki kurmaları ne kadar doğru?

Hakeza, üniversiteler özerktir ve finansal özgürlüğü olmayan bir kurumun üniversite bünyesinde bulunması hiç de doğru değil.

Haziran 2014’te AAUP’nin ( American Association of University Professors) Konfüçyüs Enstitülerinin akademik özgürlüğe zarar verdiğine dair bir rapor (İngilizce) yayınlaması sonrası Chicago Üniversitesi ve Penn State Üniversitesi anlaşmalarını yenilememişti.

Konfüçyüs Enstitülerine dair tedirginlik halen devam ediyor. Şubat 2018’de Amerikan Kongresine, Konfüçyüs Enstitülerin kapatılması için dilekçe verildi. Dilekçede, Konfüçyüs Enstitüleri aracılığıyla öğrenciler hakkında casusluk yapıldığı, ABD’deki fikir serbestiyetine zarar verilmek istendiği ve Çin hükümetini eleştiren Çinli öğrencilerin tespit edilip ailelerinin Çin’de tehdit edildiği iddia ediliyor ve bu sebeplerden kapatılması gerektiği belirtiliyor.

Avustralya’da ise New South Wales eyaletinin eğitim departmanı Konfüçyüs Enstitülerini ve dersliklerini inceleme altına almış durumda.

Konfüçyüs Enstitülerinin Faaliyetleri Nelerdir?
  1. Yurtdışındaki okul ve üniversitelerle Çince eğitimi konusunda işbirlikleri sağlamak.
  2. Üniversiteler ve Çin’deki akademik kurumlar arasında işbirliği oluşturmak.
  3. Kültürel faaliyetler (Kültürel elçilik).
  4. Çin ve diğer ülkeler arasında dostluk temelinde ilişkiler kurulmasına aracılık etmek.
  5. Dünyada çok kültürlülüğün gelişimini teşvik etmek
Konfüçyüs Enstitülerinin Tedirginlik Uyandırmasının Muhtemel Sebepleri
  1. Batılı istihbarat teşkilatları, Konfüçyüs Enstitülerini Çin hükümetinin casusluk ajansı olarak tanımlıyor.
  2. Konfüçyüs Enstitülerinin Çin Komünist Partisinin ideolojik çizgisinde hareket etmek zorunda olması.
  3. Konfüçyüs Enstütülerinin finansal olarak Çin hükümetine bağlı olması.
  4. Üniversitelerin yurtiçinde bile kendi özerklikleri varken, sözkonusu enstitülerin başka bir ülke tarafından bütçelerinin karşılanması.
  5. Birçok küçük üniversitenin kendi Çince programlarını finanse edemedikleri için Konfüçyüs Enstitüsüne muhtaç kalmaları.
  6. Hanban’ın atadığı öğretmenlere istihdam sağlanması sonucu işbirliğine gidilen üniversitede işe alımlar için Konfüçyüs enstitülerine kısmen kontrol veriliyor olması.
  7. Ders içeriklerini enstitülerin hazırlaması.
  8. Öğretmenlerin Falun Gong, Tibet, Tiananmen olayları gibi tartışmalı konularda köşeli düşünceleri olması.
  9. Eğitim merkezleri aracılığıyla Çin’in yumuşak gücünü artırmaya gitmesinin doğru olmadığına dair inanış.
Bazı Kapatılan Konfüçyüs Enstitüleri
  1. Stockholm Üniversitesi, İsveç (Avrupa’daki ilk Konfüçyüs Enstitüsü, 2005-2014)
  2. Chicago Üniversitesi, ABD
  3. Penn State Üniversitesi, ABD
  4. McMaster Üniversitesi, Kanada
  5. Batı Florida Üniversitesi, ABD

Türkiyede’ki Konfüçyüs Enstitülerinin kapatılıp kapatılamamasına dair karar üniversitelerin kendisine ait. Lakin, Üniversitelerin içerisinde bu tarz yabancı devletlere ait kurumların olması doğru değil.

Konfüçyüs Enstitüleri kültürel elçiliği misyon edinmiş ve bu amaçla tasarlandırılmışlardır. British Council, Goethe Institut ve L’Alliance Franςaise gibi örnekleri de mevcuttur. Türkiye’nin ise Yunus Emre Enstitüleri mevcut. Fakat bunların hiçbiri üniversite kampüsünde yer almıyorlar.

Üniversitelerimiz sözleşmelerini yenileyip yenilemeyeceklerini bir kez daha gözden geçirebilirler fakat kapatmak tek başına çözüm olmamakla beraber alternatifini de göstermek gerekir. (Sözleşme genelde 5 yıllık oluyor. Sözleşme 5 yılda bir otomatik olarak yenileniyor. Sözleşmeyi iptal etmek isteyen tarafın sözleşme bitmeden en geç 90 gün kala talebini belirtmesi gerekiyor.)

National Association Of Scholars’ın(NAS) Amerikan üniversitelerine tavsiyesi Konfüçyüs Enstitülerinin kapatılması yönünde. NAS genel itibariyle tutucu olarak bilinir.

2017 yılında yayınladıkları ayrıntılı raporu (İngilizce) konunun meraklıları okuyabilir.

Son olarak, bir başka önemli husus ise bu enstitülerin kalitesi. Her Konfüçyüs Enstitüsü’nün kalitesinin bir olmadığını Çinli yetkililer de belirtiyor. Bu minvalde, Hanban aracılığıyla ülkemize gelmiş Çinli öğretmenlerin de kalitesi epey önemli.

 

Bu Yazıyı Alıntıla:  

Çin Nabzı, "Türkiye’deki Konfüçyüs Enstitüleri Kapatılmalı Mı?," Çin Nabzı, 17 Temmuz 2018, https://cinnabzi.com/turkiyedeki-konfucyus-enstituleri-kapatilmali-mi/.

 

BAĞIŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here