15 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleşen darbe girişimi bütün dünyada ses getirmiş çok önemli bir politik olaydır.Özellikle Türkiye’nin jeopolitik konumundan dolayı ve de Türkiye’nin ABD, Rusya, Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri arasında denge unsuru, kilit bir rol oynamasından ötürü darbe girişimi ayrı bir öneme sahiptir.

Darbe girişiminin gerçekleşmesinin hemen ardından Çin medyası yoğun bir şekilde olayın haberlerini yapmaya başlamıştır. Uzun bir süre boyunca da darbe girişimiyle ilgili bir çok haber yapılmıştır. Çin medyasının haberleri genel itibariyle dört ana içerik esasında toplanmıştır.

Birinci tür haberler daha çok darbe girişiminin sürecinden bahsetmiştir. Bu haberler daha çok zaman, mekan ve darbe girişimi gecesi olaylara müdahil alan halk, polis, asker ve siyasiler hakkında ayrıntılı, somut ve salt bilgi içermiştir. İkinci tür haberler daha çok Türkiye’deki darbeler tarihini ele almıştır. Üçüncü tarz haberlerde daha çok başarısız darbe girişiminin politik analizi yapılmıştır. Bu haberlerde birincil olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Gülen arasında yaşananlar anlatılmıştır, politik analiz kapsamında laiklerin ve dindarların arasındaki anlaşmazlıklara da değinilmiştir. Dördüncü tarz haberler ise ki, darbe girişimi hakkında yayınlanan haberlerin büyük çoğunlu bu tarz haberlerdir; Türk ordusunda, yargısında, eğitim sisteminde, medyasında yapılan büyük ölçekli tasfiyeler ve halk hareketleri (demokrasi nöbetleri gibi) haber yapılmıştır. Çin’in, yaşanan darbe girişimine karşı tutumu tarafsız olsa da, Çin, Türkiye’ye bir an önce barışın gelmesini, düzenin devamını, istikrarın sürmesini vurgulamaktadır. Tarafsızlık ve istikrar vurgusu Çin dış politikasının prensiplerindendir. Çin, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmaz. Çin hükümeti kendi kalkınmasından elde ettiği tecrübe gereği,  sürekli toplumsal düzenin ve istikrarın korunmasının önemini vurgular, istikrar ve düzenin korunduğu takdirde ekonomik kalkınmanın gerçekleşeceğine ve insanlara güzel bir hayat sunulabileceğine inanır. Bu yüzden Çin, sosyal düzenin korunması gerektiğini düşünmektedir.

Birinci tarz haberlerde darbe ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Örnek verecek olursak, Jinghua ShibaoXinwen(京华时报的新闻) “Türkiye’deki darbe girişiminin zaman çizelgesi” başlıklı haberde saat 03:50’de darbe girişiminin gerçekleşmesinden 19:45’te 2745 hakim ve savcının açığa alınmasına kadar süren olayı özetleyen nitelikte bir haber yapmıştır….

İkinci tarz haberler Türkiye’nin darbeler tarihi hakkındaki haberlerdir. Örnek verecek olursak Fenghuang Xinwen’ın “Türkiye’de neden darbeler meydana geliyor? 50 küsür yılda gerçekleşen 5 darbe” başlıklı haberde 1960 27 mayıs darbesinden 1980 12 Eylül darbesine kadar olan darbeler arkaplanları, süreçleri ve sonuçlarıyla ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Türkiye’nin tarihine odaklanan bu haberler dolayısıyla Çinliler, Türk ordusunun siyasete olan etkisini anlamışlardır. Ayrıca bu haberlerde ordunun sekülerizmin kalesi olna gibi bir özelliği olduğu belirtilmiştir.

Üçüncü tarz haberler daha çok darbe girişiminin iç analizini yapmıştır. Dİndarlar ve laikler, Gülen ve Erdoğan ek olarak darbe girişmi sırasında halkın oynadığı rol bu haberlerde yerini almıştır. Darbe girşiminin analizini yapan üçüncü tarz haberlerde, Erdoğan’ın Gülen’i darbenin planlayıcısı olmakla itham ettiği, bununla birlikte Gülen’in, bunun Erdoğan’ın bir entrikası olduğuna dair yaptığı açıklamalar haberleştirilmiştir. Analiz haberlerinde, Erdoğan’ın laiklere karşı bu olayla birlikte üstünlük sağladığı özellikle dile getirilmiştir. Bugüne kadar laikliğin savunucusu olmuş bir ordunun açık başarısızlığı, laiklerin Erdoğan karşısındaki yenilgisi olarak yorumlanmıştır. Türkiye’de laikliğin ve modernizmin çok ciddi kök saldığı, bunu Erdoğan’ın bir devrimle dahi olsa değiştiremeyeceği tahminlerinde de bulunulmuştur. Analiz haberlerin bir başka konusu halkın oynadığı roldür. Halkın oynadığı rol genel manada şu şekilde dile getirilmiştir: “Türkiye hükümeti son yılllarda ekonomiyi iyi yönetmiş ve bunun neticesinde halkın desteğini kazanabilmiştir. Erdoğan halkı sokaklara çıkmaya davet ettiğinde de insanlar istekle menfur darbe girşimini durdurmaya çalışmışlardır.” Darbenin başarısız olmasının sebeplerinden biri de halk desteğinden yoksun olmasındandır. Halkın desteği olduğu takdirde devlet politikalarının başarıya ulaşacağı, Çin hükümetinin benimsemiş olduğu ve ısrarla vurguladığı önemli politik fikirlerden biridir.

Dördüncü tarz haberler darbe girşiminin sonrasını anlatmaktadır. Bu haberler daha çok askeriyede, medya organlarında, eğitim kurumlarında ve yargıda, Türk hükümetinin gerçekleştirdiği tasfiyeler üzerine odaklanılmıştır. Buna ilaveten bu haberler, halkın sergilediği tavrı belirtmek adına düzenlenen demokrasi nöbetlerini de ele almıştır. Haberler genel manada Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumu tarafsız bir şekilde ele almıştır fakat yaşanan olaylar Çinlilere, Türkiye’nin güvenli bir ülke olmadığı izlenimini vermiştir. Örnek verecek olursak, Huangqiuwang Amerikan basınından aldığı haberle “Türk polisi jop ve parmak kullanarak askerlere cinsel tecavüzde bulundu” başlıklı haber yayınlamıştır. Hualongwang adlı haber sitesi “Darbe sonrası eğitim kurumlarının kapatımı devam ediyor” başlıklı bir haber yaparak eğitim camiasındaki tasfiyeleri ele almıştır. Fenhuang Zixun Xinwen(凤凰资讯新闻) da, Cumnhurbaşkanı Erdoğan’ın yaverinin tutuklanmasını ve 113 hakim, savcı ve bunlara dahil iki Anayasa Mahkemesi üyesinin tutuklanmasını haberleştirmiştir.  15 Temmuz sonrası yayınlanan haberlere genel bir bakış yapıldığında Çinlilerde oluşturduğu izlenim Türkiye’nin istikrarlı bir ülke olmadığı ve gerçekleştirilen tasfiyelerin boyutunun çizmeyi aştığı yönündedir. Bunun yanında Türkiye’nin tasfiyeler ile alakalı bazı yanlışlar yaptığını kabul ettiğine dair de haberler yayınlanmıştır. Cumhurbaşkanı’nın “At izi, it izine karıştı” ifadelesi buna örnek gösterilmiştir.

15 Temmuz ile alakalı başka haberler de yapılmıştır. Bunlar genellikle Rusya, ABD ve Almanya’nın mevzuya bakışı ile ilgili haberlerdir. Son olarak şu söylenebilir ki, Çin basını olayı tarafsız olarak değerlendirmiştir. Olaylar analiz edilerek o gece neler yaşandığı, olası etkileri ve Türkiye’de oluşturduğu etkiler değerlendirilerek anlaşılmaya çalışılmıştır.

[cite]